Evrim Aldatmacası ve Yaratılış Gerçeği
Evrim teorisinden bahsetmeden önce materyalist felsefeyi bilmek gerekir. Çünkü evrim teorisi materyalizmin bir ürünüdür. Materyalizmin Türkçe anlamı materyalcilik yani maddeciliktir. Materyalist felsefede tüm evrenin ve içinde yaşayan canlıların kaynağı maddedir. Madde kavramı sonsuzluğu simgeler. Çünkü maddeler birbirlerine dönüşebilir ama asla yok olmazlar. Yani materyalizme göre evrenin başlangıcında da madde vardı. Bu yüzden materyalistler yaradılışı reddederler, onlara göre sonsuz olan Tanrı değil maddedir. Materyalizm, felsefesini destekleyecek bir teoriye ihtiyaç duyuyordu. Yani Allah (c.c) nasıl bizlere yaratıldığımızı anlatan kutsal kitaplar gönderdiyse onların da kutsal bir kitaba ihtiyaçları vardı ve bu kitap Darwin tarafından yazıldı. Bilim adamı değil de sadece doğa gözlemcisi olan Darwin bu kitaba Türlerin Kökeni adını vermiştir. Kitapta adından anlaşılacağı gibi türlerin ortaya çıkışlarından bahsediyordu. Yaşamın başlangıcı olarak canlıların yapıtaşı olan proteinleri meydana getiren aminoasitler kendiliğinden bir anda ortaya çıkıyordu. Daha sonra yaşam sudan karaya geçiyor; sırasıyla sürüngenler, memeliler ve en sonunda insan meydana gelerek evrim tamamlanıyordu. Materyalizmi destekleyen Miller adındaki bilim adamı kendi adını taşıyan deneyinde laboratuar ortamında aminoasitleri yetiştirerek güya evrimi ispatlıyordu. Ama aminoasitlerin oluştuğu iddia edilen dönemde dünyada aminoasitlerin bozulmasına neden olacak şekilde yüksek radyasyon vardı. Yani dünya laboratuar ortamı kadar güvenli değildi, canlıların oluşması veya yaşaması imkansızdı. Teorinin diğer aksayan yönü de –bunu Darwin de kabul etmiştir- canlıların evrimleşirken ara basamaklarına dair fosillerinin bulunamamasıydı. Yani sürüngenlerin nasıl olur da birden kuş olup uçtukları, pullarının nasıl tüylere dönüştüğünü gösteren ya da hem sürüngen hem uçan bir ara formun fosili bulunamamıştır.Yaşamın sudan karaya geçtiğini iddia eden evrim teorisine göre solungaçların nasıl olup da birden akciğere dönüştüğü açıklanamamıştır. Buradan şu sonucu çıkarabiliriz. Görünen köy kılavuz istemez: Allah (c.c) canlıları zamanı geldiğinde yaratmış, zamanı geldiğinde yok etmiştir. Tıpkı dinozorları yok edip insanları yarattığı gibi. Evrimin açıklayamadığı bir başka kavram da zaman kavramıdır. Zaman Albert Einstein tarafından 4. Boyut olarak adlandırılmıştır ve zamanın varlığı ispatlanmış tartışılamaz bir gerçektir. Zamanda geriye doğru gittiğimizde zamanın da bir başlangıcı olduğunu görürüz. Bu başlangıç bilim adamlarının Big Bang olarak adlandırdığı Büyük Patlamadan başkası değildir. Bu patlamayla kainat yaratılmıştır. Asrın yaşayan en önemli fizik profesörlerinden Stephan Hawking’in kaleme aldığı Zamanın Kısa Tarihi adlı kitabında büyük patlamayla ilgili sözleri çok çarpıcı bir o kadar da düşündürücüdür. Hawking’e göre eğer büyük patlamanın hızı ilk saniyede saniyenin trilyonda biri kadar yavaş olsaydı evren içine çökerdi, eğer saniyenin trilyonda biri kadar hızlı olsaydı maddeler savrulur giderdi. Yani büyük patlamayı açıklayacak tek şey yaratılış gerçeğidir. İlahi bir müdahale olmadan böylesi bir evrenin oluşması imkansızdır. Kaldı ki patlamalar yıkıma yol açıp düzeni bozarken Büyük Patlama yapıma yol açmış ve düzen getirmiştir. Sonuç olarak kendi başına canlının bir tek hücresinin oluşabilmesi araba mezarlığında kendiliğinden bir Boeing 737 meydana gelmesinden daha zordur. Plajda gördüğünüz kumdan kaleyi kumun dalgaların ya da rüzgarın yaptığına değil de yanı başında oynayan çocukların yaptığına inanmak daha akılcıdır.
14 Nov 2007
Blizzard Entertainment tarafından 2004 yılında piyasaya sürülen World of Warcraft bugün dokuz milyonun üzerinde üye oyuncu sayısıyla dünyanın en çok oynanan online oyunudur. Kendisinden sonra piyasaya birçok online oyun çıkmasına rağmen oyunun bu kadar başarılı olmasının ve tutulmasının sebeplerini beraber inceleyelim. Öncelikle bir oyunu oynanabilir kılan en önemli etken grafikleridir. Grafiklerin oyuncu için cazip gelmesi yani hem göze hitap eden hem de bilgisayarı zorlamayan grafikler olması gerekmektedir. World of Warcraft’a baktığımızda oyunun 32 MB GeForce ekran kartı ile rahatlıkla oynandığını görebiliriz. Tabi benim ekran kartım çok iyi ve hakkım olan grafiği isterim diyenler içinde mükemmel kabul edilebilecek grafik ayarları da mevcuttur. Bir online oyunu çekici hale getiren diğer önemli etken ise oyunun gerek dünyası gerekse bu dünyada yapabilecekleriniz bakımından sınırsız olmasıdır. Yani oyunun oynayana sürekli yeni bir şeyler vaadetmesidir. Warcraft’ın fantastic büyüleyici dünyasında yüzlerce görev, savaş ve maceranın yanında, oyunculara sunduğu gerçek dünyadaki gibi yemek yapmaktan balık tutmaya, ikinci el alış veriş yapabileceğiniz dükkanlardan bankalara kadar birçok şey düşünülmüştür. Oyun gerçek dünyayla hayal dünyasını mükemmel bir biçimde birleştirip otoritelerce tam not almıştır. Kısaca oyuna değinirsek oyun fantastik karakterlerle oynanan RPG Online tarzı bir oyundur. Yani bilgisayara karşı değil de diğer insanlara karşı oynamak ve arkadaşlarınızla beraber oynayabilmek, savaşlara katılmak, yeni maceralara yelken açmak, görev peşine düşmek istiyorsanız bu oyun tam size göre. Oyunda İki taraf var bunlar iyiler diyebileceğimiz Alliance ve kötüler diyebileceğimiz Horde. Alliance: İnsanlar, Elfler, Cüceler ve Gnomelerden oluşurken Horde: Orc, Zombi, Tauren ve Troll ırkından meydana gelir. Her ırkın kendine has özellikleri vardır. Mesela elfler görünmez olabilirken, cüceler soğuğa karşı dirençli; ölüler lanetlere karşı dayanıklı iken, orclar darbelere karşı diğer ırklardan daha dayanıklıdır. Irkınızı seçtiğinizde ikinci adım sınıf seçmedir. Sınıflar ise Warrior, Rogue, Paladin, Priest, Warlock, Mage, Druid, Shaman ve Hunterdır. Irklar hakkında bilgi verecek olursak, Warriorlar yakın dövüş ustasıdır ve kuvvetli zırhları vardır. Paladin ise ek olarak büyü yapabilen savaşçı ırkıdır. Warlockların kara büyülerden tutun da sayısız lanetlere kadar, canlıların ruhlarını ele geçirmekten tutun onlarla cin çağırmaya kadar geniş büyü yetenekleri vardır. Mage element büyücüsüdür; hava, su, ateş ve buza hükmeder. Druidler ise hayvanlara dönüşebilir ve doğa büyüleri yaparlar. Shamanlar ise totemleri sayesinde kendilerini koruyabilir, ölüleri diriltebilir ve suda yürüme gibi nadir görülen özelliklere sahiptir. Hunterlar ok atmada yeteneklidirler ve kendi avcı hayvanları vardır. Priest ise kendini ve başkalarını iyileştirebilir ve kutsal ışıklarla rakibini saf dışı eder. Rogueler görünmezlik yetenekleri sayesinde rakiplerine sinsice yaklaşırlar ve çok seri hareket etme kabiliyetlerini kullanarak rakiplerini safdışı ederler. Irk seçtikten sonra Warcraft dünyasına girebilirsiniz ve size iki yetenek seçme hakkı verilir bunlar: Terzilik, madencilik, mühendislik, bitki toplama ve iksir yapma, dericilik, demircilik, kuyumculuktur. Bunların yanı sıra üç alt yetenek olan aşçılık, balık tutma ve ilk yardımdan dilerseniz hepsini öğrenebilirsiniz. Yeteneklerinizi kullandıkça kendinizi geliştirebilir daha iyi şeyler üretebilir ve ürettiklerinizi satabilirsiniz. Oyundayken birçok insanla tanışıp arkadaş olabileceğiniz için Warcraft sizin için bir kayıt defteri oluşturmuş. Buraya arkadaşlarınızı kaydedebilir ve oyuna giriş çıkış yaptıklarında haberdar olursunuz. Bir kulüp kurduğunuz zaman ya da varolan bir kulübe üye olduğunuz zaman üye listesinden kim oyunda kim değil, kim ne zaman çıkış yapmış hepsinden haberiniz olur. Ya da defterdeki arama seçeneğini kullanarak yapmak istediğiniz görev varsa o görev için oyuncu arayıp bulabilirsiniz. Her RPG oyunda olduğu gibi Warcraft’ta da seviye sistemi vardır. Oyuna birinci seviyeden başlıyorsunuz ve altmışıncı seviyeye kadar çıkmanız mümkün. Her iki seviyede bir Trainer’a gidip yeni yetenekler öğrenebilir ve ayrıca yeni zırhlar giyip yeni silahlar satın alma hakkı elde edersiniz. Ayrıca her seviyede gücünüz, dayanıklılığınız ve zekanız da gelişir. Kırkıncı seviyeden sonra bir binek alma hakkına sahip olursunuz bu bir at da olabilir kaplan veya cadı süpürgesi de. Binekler oyun dünyasında çok önemli bir yere sahiptir. Çünkü Warcraft dünyası çok geniştir yürümekle tek bir ülkeyi 15 dakikada geçebileceğinizi düşünürsek iki kıtada toplam elliye yakın ülkeyi yürüyerek gezebilmeniz imkansızdır. Binekler ise bu zamanı yarıdan daha aza indirebilirler. Ayrıca Warcraft’ta çok uzun mesafeler için taşımacılık sistemleri düşünülmüş. Bunlar: Kıtalararası dolaşımı sağlayan gemiler, iki şehri birbirine bağlayan metrolar ve ülkeler arası ulaşım sağlayan yarasadan kartala kadar çeşitli yaratıklardır. Bu taşımaları kullandığınızda normalde 10 dakikada alacağınız yolu 1 dakika gibi kısa bir sürede katedersiniz. Taşıma sistemlerinin dışında ışınlanma yöntemi de vardır. Her oyuncuya oyuna başlarken bir ışınlama taşı verilir bu taş sizi istediğiniz hana ışınlayabilir ama iki kullanım arasında bir saat kadar süre geçmesi gerektiği için pek kullanışlı bir yöntem değildir. Ayrıca bazı zindanların girişlerinde buluşma taşları vardır, bu taşlara dokunduğunuzda ekip arkadaşlarınız oraya ışınlanır. Bunun dışında ışınlama yeteneği olan iki sınıf vardır. Bunlardan ilki olan Mage sizi ülkelerin başkentlerine ışınlarken ikincisi olan Warlock’lar sizi kendi yanlarına ışınlayabilirler. Oyunla ilgili bir örnek vermek gerekirse; mesela bir görev aldınız sizden bir görünmezlik iksiri yapmanız istendi. İksir yapacaksınız ama malzeme olarak size okyanusta yaşayan bir balık lazım okyanusa da uzaksınız. Öncelikle size en yakın hava taşımacılığını sağlayacak olan yere gidin. Oradan görevliye limana gideceğinizi söyleyin ve uçuşun keyfini yaşayın. Limana iniş yapınca rıhtıma gidin balıkçıdan bir olta satın alın, balığınızı tutun. Sonra taşınızı kullanıp geri ışınlanın. İksirinizi yapın ve görevi tamamladıktan sonra ateş yakıp geri kalan tutmuş olduğunuz balıkları pişirin, artık onları satar mısınız yoksa savaşta yaralanınca güç toplamak için yer misiniz o size kalmış. Sonra arenaya gidin görünmezlik iksirini içerek rakip oyunculara görünmeden karargahlarına girip bayrağını çalın. Savaşı kazanın ödül olarak verilen puan ve madalyalarla karakterinize yeni sihirli zırhlar, kolyeler, yüzükler alın. Daha güçlü olun daha büyük maceralara atılın daha fazla yer keşfedin. Warcraft’ta macera hiç bitmez bu yüzden gerçek dünyaya dönmeyi de unutmayın.
03 Nov 2007


(11)